Kendi başına finansal bağımsızlığa adım at

Kendi Emeklilik Hesaplaması Yapma Yöntemi

Emeklilik hesaplama işine ilk kez oturduğumda elimde bir kâğıt, bir hesap makinesi ve kafamda çok net olmayan bir soru vardı: "Çalışmayı bıraktığımda param yetecek mi?" O gün yaptığım hesap tamamen yanlıştı, çünkü enflasyonu hiç hesaba katmamıştım. Yıllar sonra aynı tabloyu üçüncü, dördüncü kez kurduğumda anladım ki bu iş karmaşık formüllerden değil, doğru soruları doğru sırayla sormaktan geçiyor. Aşağıda kendi kullandığım yöntemi, hatalarımla birlikte anlatacağım.

Asıl problem: "Yeterli" ne kadar?

Emeklilik konusunda en büyük sıkıntı, hedefin belirsiz olması. "Bir şeyler biriktiriyorum" demek bir plan değil. Çünkü 40 yaşında ayda 20.000 TL ile rahat yaşayan biri, 25 yıl sonra aynı hayat standardı için çok daha yüksek bir tutara ihtiyaç duyacak. Yani hesabın iki bacağı var:

  1. Emeklilikte aylık ne kadar harcayacağım? (bugünkü parayla)
  2. O tutarı ömrüm boyunca ödeyecek fon büyüklüğü ne?

Birinci soruyu cevaplamak için mutlaka gerçek harcama verinize bakın. Ben aylık bütçe kayıtlarımı üç yıl geriye dönüp inceledim; ortalama harcamamın tahmin ettiğimden yüzde yirmi yüksek olduğunu gördüm. Eğer düzenli bir bütçe takibiniz yoksa, emeklilik hesabından önce onu oturtmanız gerekir — yoksa tüm hesap tahmin üzerine kurulu olur.

Sonra emeklilikte değişecek kalemleri düzeltin. Bende düşenler: ulaşım, iş kıyafeti, öğle yemekleri, muhtemelen ev kredisi taksiti. Artanlar: sağlık harcamaları, ısınma (evde daha çok vakit), hobi ve seyahat. Bu düzeltmeleri yaptığımda bugünkü harcamamın yaklaşık yüzde 75'i çıktı. Genel kabul de bu bandın etrafında dolaşır ama sizin oranınız kendi hayatınıza göre 60 ile 100 arasında herhangi bir yerde olabilir.

Fon büyüklüğünü bulmanın üç yolu

İkinci soru için üç farklı yaklaşım denedim. Hepsi aynı yere bakıyor ama farklı hassasiyetlerde.

Yöntem Nasıl işler Artısı Eksisi
Yıllık harcamanın katı Yıllık emeklilik harcamanızı 25 ile çarpın (yüzde 4 çekim varsayımı) 30 saniyede yapılır, kabaca doğru bir hedef verir Ülke, enflasyon ve getiri koşullarını hiç dikkate almaz
Basit gelecek değer tablosu Tabloya yıl yıl birikim, getiri ve enflasyon yazıp toplamı takip edin Kendi getiri ve tasarruf oranınızı görebilirsiniz Kurmak yarım gün sürer, tek bir senaryo gösterir
Senaryolu tablo Aynı tabloyu iyi / orta / kötü getiri varsayımıyla üç kez çalıştırın Gerçeğe en yakın; riskin boyutunu gösterir Zaman alır, disiplin ister

Ben ilk yıl birinci yöntemle kaba bir hedef koydum, sonra ikinciye geçtim, şimdi yılda bir kez üçüncüsünü güncelliyorum. Sıralama bence bu şekilde olmalı; en baştan senaryo tablosuna girişmek insanı yorup vazgeçirtiyor.

Kendi tablonuzu kurma adımları

Bir hesap tablosu açın ve şu kolonları oluşturun: yıl, yaş, yıl başı birikim, o yıl eklenen tasarruf, reel getiri, yıl sonu birikim. Kritik nokta şu: getiriyi reel yazın, yani nominal getiriden enflasyonu düşün. Böylece tüm tablo bugünkü satın alma gücüyle konuşur ve enflasyonu ayrı ayrı takip etme derdinden kurtulursunuz.

Reel getiri varsayımınızı abartmayın. Ben üç senaryoda yüzde 1, yüzde 3 ve yüzde 5 reel getiri kullanıyorum. Yüzde 3 benim ana senaryom. Bunun altında kalmak kötümserlik değil, sağlamlıktır; çünkü fazla iyimser varsayım sizi yıllarca "yolundayım" yanılgısında tutar.

Sonra emeklilik yaşınıza gelen satırdaki birikimi, hedef fon büyüklüğünüzle karşılaştırın. Açık varsa üç kaldıracınız var: daha çok biriktirmek, daha uzun çalışmak, emeklilikte daha az harcamak. Dördüncüsü olan "daha yüksek getiri" bir kaldıraç değil, bir dilek — kontrolünüzde değil.

Sık yaptığım hatalar

  • Devlet emekliliğini ve mevcut birikim araçlarını unutmak: Bağlanacak maaş ve varsa bireysel emeklilik birikiminiz hedefinizi düşürür. Bunları ayrı satır olarak tabloya ekleyin.
  • Vergiyi göz ardı etmek: Fon büyüklüğü brüt değil, elinize geçecek net tutara göre anlam kazanır. Vergi planlaması bu yüzden emeklilik hesabının ayrılmaz parçası.
  • Acil durum fonunu emeklilik birikimiyle karıştırmak: İkisi ayrı kovadır. Acil durum fonu yoksa ilk kriz emeklilik birikiminizi yer.
  • Tek seferlik hesap yapmak: Gelir, harcama ve piyasa değişiyor. Yılda bir kez, örneğin her ocak ayında güncelleyin.
Hesabın amacı geleceği bilmek değil; bugünkü tasarruf oranınızın yeterli olup olmadığını görmek. Yeterli değilse bunu 30'unuzda öğrenmek ile 55'inizde öğrenmek arasında dağ kadar fark var.

Önerim

Bu akşam iki saat ayırın ve şu sırayı izleyin: son 12 ayın harcamasını toplayın, emeklilikteki oranı düzeltin, yıllık tutarı 25 ile çarpıp kaba hedefinizi yazın. Ertesi hafta sonu tabloyu kurup üç senaryoyu çalıştırın. Ortaya çıkan açığı kapatmak için önce harcama tarafına, sonra gelir tarafına bakın — çünkü tasarruf oranını artırmanın en hızlı yolu ya bir gideri kesmek ya